Mevzuat 23.08.2026

Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği: Kimi, Neyi Zorunlu Kılıyor?

1 Haziran 2018 tarihinden bu yana yürürlükte olan yönetmelik, yeni yapılarda su yalıtımını zorunlu hale getirdi. Ancak Türkiye yapı stokunun yalnızca yüzde 5 civarı bu kapsamda. Yönetmeliğin temeller için ne söylediğini ve mevcut binaların durumunu açıklıyoruz.

Yönetmelik ne zaman yürürlüğe girdi?

Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği 1 Haziran 2018 tarihinde yürürlüğe girdi. Bu tarihten sonra ruhsat alan yapılarda, suya doğrudan maruz kalan bölgelerde su yalıtımı uygulaması artık tercih değil yükümlülük. İZODER verilerine göre yönetmelik kapsamında zorunlu su yalıtımı yapılan bina sayısı, Türkiye toplam yapı stokunun yalnızca yüzde 5 ila 5,5 seviyesinde. Yani mevcut binaların büyük çoğunluğu bu koruma olmadan ayakta duruyor.

Temeller için ne söylüyor?

Yönetmelik, yapının zeminle temas eden tüm yüzeylerini kapsıyor. Temel altı, perde beton dış yüzeyi, bodrum döşemesi ve zemine oturan tüm kotlar su yalıtım kapsamında. Uygulanacak sistem, zemin suyu seviyesine ve suyun basınçlı olup olmadığına göre belirleniyor. Basınçsız su için tek kat membran yeterli olabilirken, su tablasının temel kotunun üzerinde olduğu durumlarda çift kat membran ve drenaj sistemi birlikte isteniyor.

Drenaj yalıtımın alternatifi değil, tamamlayıcısıdır

Sık yapılan hata, drenaj ile su yalıtımını birbirinin yerine geçen çözümler sanmak. Drenaj, yapıya ulaşan suyun basıncını düşürüp uzaklaştırır. Su yalıtımı ise geri kalan nemin yapıya girmesini engeller. Biri olmadan diğeri eksik kalır. Drenaj levhası, filtre geotekstil ve delikli boru üçlüsü, membranın üzerindeki hidrostatik yükü kaldırarak yalıtımın ömrünü uzatır.

Mevcut binalar ne yapmalı?

Yönetmelik geriye dönük zorunluluk getirmiyor. Ancak 2018 öncesi yapılarda su yalıtımı çoğunlukla ya hiç yok ya da tek kat bitümlü örtüyle sınırlı. Bu binalarda bodrum rutubeti, perde betonda tuzlanma ve donatı korozyonu yaygın. Mevcut yapılarda dıştan kazı yapılabiliyorsa dış drenaj ve membran, kazı mümkün değilse içeriden kristalize yalıtım veya poliüretan enjeksiyon uygulanıyor.

Depremle ilişkisi

Su yalıtımı bir konfor meselesi değil. Betonarme donatıya ulaşan nem korozyona yol açar, donatı kesiti azalır ve yapının deprem anındaki taşıma kapasitesi düşer. İZODER, doğru ve eksiksiz su yalıtımı uygulamasını binaların depreme karşı korunmasının parçası olarak tanımlıyor. Sakarya, Kocaeli ve İstanbul gibi birinci derece deprem bölgelerinde bu bağ daha da kritik hale geliyor.

Uygulamada nelere dikkat edilmeli?

  • Zemin etüdü raporundaki yeraltı su seviyesi mutlaka okunmalı
  • Seçilen membran TS EN 13967 kapsamında belgelenmiş olmalı
  • Detay noktaları, yani köşe, boru geçişi ve derz bölgeleri ayrı çözülmeli
  • Yalıtım katmanı geri dolgu öncesi koruma levhasıyla kapatılmalı
  • Uygulama sonrası su testi yapılmalı